Aradaki boşluk

Kurmaca bir örnek: Bir karakter bavulunu kapatır. Sonraki görüntüde başka bir şehirde, yabancı bir odadadır. Yolculuğu görmedik. İki görüntü arasındaki ilişki, zamanı ve mekânı tamamlamamıza yeter.

Aynı kesme başka türlü de kurulabilir. Bavul kapanır; karakterin yıllar sonra onu yeniden açtığını görürüz. Atlanan sürenin anlamı değişir. İki durumda da eksilti vardır ama seyirciden beklenen çıkarım aynı değildir.

Neyi atlamak?

Eksilti yalnızca gereksiz görülen anları temizlemek için kullanılmaz. Bir tartışmanın kendisi atlanıp sonrasındaki soğukluk gösterilebilir. Seyirci neden ile sonuç arasındaki bağı kurar, fakat söylenmiş sözlerin tümüne sahip olmaz.

Bu tercih, bir ilişkiye dışarıdan bakmamızı sağlayabilir. Karakterin gerekçesi yerine davranışının bıraktığı etkiyi izleriz. Bilgi eksikliği burada anlatının kusuru olmak zorunda değildir. Yine de her saklanan olay, anlamlı bir boşluk yaratmaz.

Değişenin izi

Seyirci zamanın geçtiğini takvimden öğrenmek zorunda değil. Bir eşyanın yer değiştirmesi, başka bir ışık, konuşmanın farklı bir mesafeden sürmesi geçişi taşıyabilir. Ses de iki ayrı zamanı birbirine yaklaştırabilir; görüntü değişirken süren bir konuşma, ilişkinin devam ettiğini hissettirir.

Bu ayrıntılar ipucu işlevi gördüklerinde bile yalnızca bilgi vermez. Bir evin boşalması, orada geçen sürenin duygusal ağırlığını da değiştirebilir.

Boşluğu fazla doldurmak

Her eksiltiyi açıklayıcı bir diyalogla kapatmak, kurgunun seyirciye bıraktığı işi geri alabilir. Öte yandan hiçbir ilişki kurmadan kesmek de başlı başına bir başarı sayılmaz.

İki sahne arasında soru bırakmak ile sahneleri birbirinden koparmak farklı tercihler. Atlanan süreyi düşünürken “Ne oldu?” sorusunun yanına “Bu aralığı bilmemek, gördüğümüz şeyi nasıl değiştiriyor?” sorusunu koymak gerekir.

DOSYADA SIRADAKİ YAZIİklimler: Mevsim ve mesafe